TCK Madde 158/2 bendinde düzenlenen 'kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle' nitelikli dolandırıcılık suçunun temel şartlarını ve Yargıtay'ın bu hükmün uygulanmasındaki 'belirli bir kamu görevlisi' kriterini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263648

TCK Madde 158/2 bendinde düzenlenen bu suç, failin kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu, onlar nezdinde hatırı sayıldığını söyleyerek, belli bir işi gördürme vaadiyle mağduru aldatarak para veya başkaca menfaat temin etmesi halinde oluşur. Failin bahsettiği kamu görevlisinin gerçekten var olup olmadığı veya vaat edilen işi yapmaya yetkili olup olmadığının hiçbir önemi yoktur. Önemli olan, mağdurun 'belirli bir kamu görevlisi' nezdinde failin etkili olduğuna inandırılmasıdır. Yargıtay, bu hükmün uygulanabilmesi için failin 'ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını' belirtmesini şart koşar. Örneğin, 'X ilçesinin kaymakamını tanıyorum' veya 'Bakırköy başsavcısı yakınımdır' şeklindeki beyanlar yeterliyken, genel olarak 'memurları, hakimleri, savcıları tanıyorum' şeklinde soyut ifadelerle menfaat temin edilmesi halinde TCK 157'deki basit dolandırıcılık suçu oluşur (Yargıtay 15. Ceza Dairesi - Karar: 2015/25071; Yargıtay 15. Ceza Dairesi - Karar: 2014/15729). Failin bizzat kendisini memur olarak tanıtması da TCK 157'deki basit dolandırıcılıktır.