Yargıtay kararlarında, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda mağdurun beyanlarının güvenilirliğinin tespitinde 'hekim raporu'nun rolü nedir? Raporlar arasındaki çelişki veya raporun yetersizliği durumunda mahkemenin izlemesi gereken usulü açıklayınız.
Hekim raporu, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda mağdurun beyanlarının güvenilir ve inandırıcı olup olmadığının tespitinde önemli bir yan delildir. Özellikle mağdurun akıl sağlığı, olayın psikolojik etkileri veya fiziksel bulguları açısından hekim raporları belirleyici olabilir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 23.06.2021 tarihli, 2020/7022 E. ve 2021/4465 K. sayılı kararında, mağdurun zeka geriliği bulunması durumunda, bu durumun hekim olmayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı ve beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan yeniden rapor alınması gerektiği vurgulanmıştır. Eğer dosyada birden fazla rapor varsa ve bunlar arasında çelişki mevcutsa, bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan veya Üst Kurulundan rapor alınması zorunludur (Yargıtay 14. Ceza Dairesi 28.09.2017 tarihli, 2017/2796 E. ve 2017/4335 K.). Ayrıca, ruh sağlığı raporunun olay tarihiyle inceleme tarihi arasında yeterli süre geçmeden (en az bir yıl) düzenlenmesi durumunda da yetersiz kabul edilerek bozma nedeni yapılabilmektedir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi 23.01.2014 tarihli 2016/11128 E., 2021/4329 K.).