Belirsiz alacak davası açılırken hukuki yarar şartı bulunmamasına rağmen davanın bu şekilde açılması durumunda mahkeme ne şekilde bir karar vermelidir? Yargıtay'ın bu konudaki 'sürpriz karar yasağı' ilkesi ve içtihat değişikliği yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263622

Yargıtay'ın güncel içtihadına göre, şartları bulunmamasına (yani talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına) rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açılan dava, hukuki yarar (dava şartı) yokluğu nedeni ile usulden hemen reddedilmemelidir. Zira belirsiz alacak davası da bir eda davasıdır ve eda davalarında hukuki yarar var kabul edilir. Davacının dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşması mümkün değilse, dava açmakta hukuki yararı tartışmasızdır. Bu durumda, dava dilekçesinde asgari bir tutar gösterilmişse ve davanın belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı olduğu açık değilse, hakim HMK'nın 119/2. maddesi uyarınca davacıya bir haftalık kesin süre vererek dava türünü belirlemesini istemelidir. Eğer davacı belirsiz alacak davası olduğunu belirtir ancak şartları yoksa, mahkeme davanın kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılmasına karar vermelidir (Hukuk Genel Kurulu 2019/853 E., 2020/907 K.). Yargıtay, içtihat değişikliğinin 'sürpriz karar yasağı' ilkesine aykırı olmaması için, yeni görüşün Yargıtay Kararları Dergisi veya başkaca yollarla duyurulmasından itibaren makul bir süre sonra uygulamaya konulması, önceki görüşe güvenilerek açılan davalarda ise, önceki uygulamaya devam edilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2021/7234 E., 2021/11693 K.).