HMK Madde 107'nin (3) numaralı fıkrasının 7251 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmasının gerekçeleri nelerdir? Bu fıkranın kaldırılması, kısmi eda davası ve tespit davası arasındaki ilişkiyi nasıl etkilemiştir?
HMK Madde 107'nin (3) numaralı fıkrası ('Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir.') 7251 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Gerekçe metninde belirtildiği üzere, bu fıkranın düzenlenme tarzı ve 'Ayrıca' ibaresiyle diğer fıkralarla kurduğu bağlantı nedeniyle uygulamada ve doktrinde birçok tartışmaya ve tereddüde yol açmıştır. Özellikle, belirsiz alacak davasının kısmi dava şeklinde açılıp açılamayacağı, eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar olup olmadığı gibi konular netlik kazanmamıştır. Fıkranın yürürlükten kaldırılmasıyla, bu kapsamda dava açmak isteyenlerin haklarının mevcut diğer düzenlemeler çerçevesinde korunabileceği ve kafa karışıklığının giderilmesi amaçlanmıştır (HMK Madde 107 Gerekçesi). Kaldırılmasıyla, belirsiz alacak davasının alacağın tamamını dava ettiği ve zamanaşımını kestiği bir tür olarak, kısmi dava ile karıştırılmaması gerektiği vurgulanmıştır.