HMK Madde 107'de 7251 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler (22/7/2020 tarihli) belirsiz alacak davasının seyrini ve özellikle talep sonucunun belirlenmesi sürecini nasıl etkilemiştir? Bu değişiklikler zamanaşımı ve faiz başlangıcı açısından ne gibi sonuçlar doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263619

7251 sayılı Kanun ile HMK 107'nin ikinci fıkrası değiştirilerek, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirlemesi öngörülmüştür. Bu değişiklik öncesinde davacının talebini 'mümkün olduğu an' artırması gerekmekteydi; yeni düzenleme ise bu anın tespitini hakimin yapacağı ve davacıya süre vereceği yönünde netlik sağlamıştır (HMK Madde 107 Gerekçesi). Bu değişiklikler, zamanaşımı ve faiz başlangıcı açısından önemli sonuçlar doğurmaz; çünkü belirsiz alacak davasında zamanaşımı süresi, alacağın tamamı için davanın açıldığı tarihten itibaren kesilmektedir (Hukuk Genel Kurulu 2020/1 E., 2021/931 K.; Pekcanıtez, H.: Belirsiz Alacak Davası (HMK m.107), 2011, s. 59). Temerrüt sebebiyle faiz talebi de dava tarihinden itibaren istenebilir. Davacı, talep sonucunu kesinleştirdiğinde geçici talep değil, kesin talep sonucu esas alınır.