Yargıtay kararları ışığında, cinsel suçlarda mağdur beyanının delil değeri ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin uygulanma şekli arasındaki hassas dengeyi değerlendiriniz.
Yargıtay ve doktrin, cinsel suçlarda mağdurun çoğu zaman olayın yegane tanığı olması nedeniyle beyanlarının önemli bir delil olduğunu kabul etmektedir. Ancak, mağdurun olayın tarafı olması, menfaat çatışması içinde bulunması ve yeminsiz dinlenmesi gibi nedenlerle beyanının tarafsızlığı sorgulanabilmektedir (Yargıtay CGK 2022/350 E., 2023/619 K. Yargıtay Başsavcılığının Görüşü). Bu nedenle, mağdur beyanının 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı' delil olarak değerlendirilmesi için titizlikle incelenmesi gerekir. 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi, ceza muhakemesinin evrensel bir ilkesi olup, suçun işlenip işlenmediği veya sanık tarafından işlenip işlenmediği konusunda şüphe oluştuğunda sanık lehine yorumlanmasını gerektirir (Yargıtay CGK 2012/14-1417 E., 2014/207 K.; Yargıtay CGK 2020/155 E., 2021/320 K.). Yargıtay, mağdurun aşamalardaki çelişkili anlatımlarını, soyut beyanlarını veya yan delille desteklenmeyen iddialarını bozma nedeni sayarak bu ilkenin cinsel suçlarda da uygulanması gerektiğini vurgular (Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2017/1679 E., 2018/1557 K.; Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2015/9801 E., 2019/12380 K.). Bu denge, adaletin sağlanması ve masumiyet karinesinin korunması açısından kritik öneme sahiptir.