Bir dolandırıcılık eyleminde, sanığın kullandığı hilenin mağdurun 'algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak' suretiyle (TCK m. 158/1-c) işlenip işlenmediği nasıl tespit edilir? Bu zayıflık, hangi durumlardan kaynaklanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263602

Bu nitelikli halin tespiti, mağdurun sübjektif durumunun somut olarak ortaya konulmasını gerektirir. Mahkemenin, mağdurun eylem sırasında, normal bir bireye göre iradesini serbestçe oluşturma ve olayları doğru bir şekilde anlama ve değerlendirme yeteneğinin zayıf olup olmadığını araştırması gerekir. Bu zayıflık, çeşitli durumlardan kaynaklanabilir: 1) Yaşlılık: İleri yaşa bağlı olarak kişinin anlama, kavrama ve muhakeme yeteneğinde meydana gelen doğal zayıflama. 2) Akıl Hastalığı veya Akıl Zayıflığı: Tıbbi olarak teşhis edilmiş ve kişinin algılamasını etkileyen zihinsel durumlar (örneğin, mental retardasyon). Bu durumun bir hekim raporuyla tespit edilmesi gerekir. 3) Sarhoşluk veya Madde Etkisi: Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında olan ve bu nedenle sağlıklı düşünme yeteneği geçici olarak zayıflamış olan bir kişinin durumu. 4) Yaş Küçüklüğü: Özellikle küçük yaştaki çocukların tecrübesizlikleri ve olayların sonuçlarını tam olarak kavrayamamaları, algılama yeteneklerinin zayıf olduğunun bir göstergesidir. 5) Geçici Şok Hali: Mağdurun bir kaza, doğal afet veya ani bir travmatik olay sonrası içinde bulunduğu şok hali de algılama yeteneğini geçici olarak zayıflatabilir. Failin, mağdurun bu özel ve savunmasız durumunu bilerek ve bundan faydalanarak hileli eylemini gerçekleştirmesi, suçun nitelikli halini oluşturur.