Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2013/1054 K. sayılı kararında, cinsel taciz suçunun 'netice sebebiyle ağırlaşmış hali' olarak kabul edilen 'mağdurun işi bırakmak zorunda kalması' durumu, failin kastı açısından nasıl bir sorumluluk rejimi öngörmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263598

TCK m. 105/2'nin ikinci cümlesinde düzenlenen bu durum, bir 'netice sebebiyle ağırlaşmış suç' halidir. Bu tür suçlarda failin sorumluluğu, TCK m. 23'te düzenlenen genel kurala tabidir. Bu kurala göre, failin meydana gelen ağır neticeden (mağdurun işi bırakması) sorumlu tutulabilmesi için, bu neticeye ilişkin olarak 'en azından taksirle' hareket etmiş olması gerekir. Bunun anlamı şudur: 1) Failin Kastı: Failin temel cinsel taciz eylemini kasten işlemesi zorunludur. 2) Ağır Netice: Bu kasıtlı eylem sonucunda, failin ayrıca kastetmediği ancak öngörebileceği bir ağır netice (işin bırakılması) meydana gelmelidir. Failin, ısrarlı ve yoğun taciz eylemlerinin, normal bir insanda işyerindeki huzurunu kaçıracağı, çalışmasını imkansız hale getireceği ve sonuç olarak işini bırakmasına neden olabileceğini 'öngörmesi gerekirdi'. Eğer fail bu sonucu öngörmüş ve kabullenmişse (olası kast), zaten sorumlu olur. Ancak bu sonucu öngörmemiş olsa bile, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak öngörebileceği bu sonucu öngörememişse (taksir), yine de bu ağır neticeden sorumlu tutulur. Dolayısıyla, failin 'mağdur işini bıraksın' diye özel bir kastla hareket etmesi şart değildir; temel taciz eylemini kasten işlemesi ve ağır netice açısından en azından taksirinin bulunması yeterlidir.