Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2021/8979 E. sayılı kararında, sanığın katılan mağdureye yönelik 'hoşlandığını ve onu öpmek istediğini söylemesi' şeklindeki eylemi, neden 'sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı' değil, 'cinsel taciz' olarak nitelendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263588

Bu eylemin 'cinsel taciz' olarak nitelendirilmesinin temel nedeni, suçun maddi unsurunu oluşturan 'bedensel temasın' bulunmamasıdır. Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçu, TCK m. 103/1'in ikinci cümlesinde düzenlenmiştir ve ani, kesintili de olsa mutlaka bir bedensel temas gerektirir. Karara konu olayda, katılan mağdurenin kovuşturma aşamasındaki anlatımı ve dilekçesinde, sanığın 'herhangi bir teması olmadan' onu itekleyerek iş yerinden çıktığını ve sanığın kendisine yönelik 'fiziksel temasta bulunmadığını' açıkça belirtmesi esas alınmıştır. Sanığın eylemi, bedensel temas içermeyen, ancak cinsel içerikli (hoşlanma ve öpme isteği) sözlerden ibarettir. Mağduru cinsel yönden rahatsız eden ancak vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen bu tür sözlü eylemler, TCK m. 105'te tanımlanan 'cinsel taciz' suçunun tipik bir örneğidir. Mahkemenin, bedensel temas olmamasına rağmen eylemi sarkıntılık olarak kabul etmesi, suç vasfında yanılgıya düşmesi anlamına geldiği için Yargıtay tarafından bozulmuştur.