7188 sayılı Kanun'un gerekçesinde, CMK m. 236/5'te düzenlenen 'uzmanlar aracılığıyla' beyan alma usulünün, 'çocukların olaydan dolayı yaşadığı travmatik etkileri en aza indireceği' belirtilmiştir. Bu usul, travmayı azaltmada pratik olarak nasıl bir rol oynar?
Bu usul, travmayı azaltmada birkaç pratik mekanizma üzerinden rol oynar: 1) Doğrudan Temasın Önlenmesi: Çocuk, doğrudan hâkim, savcı veya avukatlar gibi resmi ve potansiyel olarak korkutucu figürlerle muhatap olmak yerine, kendisiyle iletişim kurmak üzere eğitilmiş bir uzmanla (psikolog, pedagog vb.) konuşur. Bu, çocuğun kendini daha güvende ve rahat hissetmesini sağlar. 2) Uygun Soru Tekniği: Hâkim veya savcının sormak istediği hukuki açıdan gerekli sorular, doğrudan çocuğa yöneltilmez. Bu sorular uzmana iletilir ve uzman, bu soruları çocuğun yaşına, gelişim düzeyine ve psikolojik durumuna uygun bir dile ve formata çevirerek sorar. Bu, çocuğun anlayamayacağı, onu suçlayıcı hissettirecek veya yeniden travmatize edecek sorulardan korunmasını sağlar. 3) Ortamın Niteliği: Beyan, soğuk bir duruşma salonu veya savcılık odası yerine, çocuğun rahat etmesi için özel olarak tasarlanmış, oyuncakların ve sıcak bir atmosferin olduğu Çocuk İzlem Merkezleri (ÇİM) gibi ortamlarda alınır. 4) Sürecin Yönetimi: Uzman, görüşme sırasında çocuğun stres seviyesini, yorulduğunu veya zorlandığını gözlemleyerek sürece müdahale edebilir, mola verilmesini sağlayabilir veya görüşmenin o an için sonlandırılmasını önerebilir. Tüm bu unsurlar, çocuğun adli süreci bir sorgulama olarak değil, bir yardım ve anlama süreci olarak algılamasına yardımcı olarak travmatik etkileri en aza indirir.