Mağduru, kendisini 'medyum' olarak tanıtıp 'sana cin girmiş, bunu çıkarmak için para lazım' diyerek aldatan bir sanığın eylemi, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/12714 K. sayılı kararında neden TCK m. 158/1-a (Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi) kapsamında değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263564

Bu eylemin TCK m. 158/1-a kapsamında değerlendirilmesinin nedeni, 'cin' kavramının ve 'cin çıkarma' eyleminin, mağdurun dini inanç ve duygularıyla doğrudan bağlantılı olmasından kaynaklanmaktadır. TCK m. 158/1-a'daki nitelikli hal, sadece formel dinlerin (İslam, Hristiyanlık vb.) değil, aynı zamanda toplumda yaygın olan batıl inançlar, manevi ve metafizik inanışlar gibi 'dini' olarak nitelendirilebilecek her türlü duygunun istismarını kapsar. Mağdurun, 'cin' gibi doğaüstü bir varlığın kendisine musallat olduğuna inanması ve bundan kurtulmak için manevi bir çare araması, onun dini/manevi duygularının bir yansımasıdır. Sanık, mağdurun bu hassas inanç sistemini ve korkularını bir 'hile aracı' olarak kullanmış, kendisini bu sorunu çözebilecek özel güçlere sahip bir 'medyum' olarak tanıtarak mağdurun iradesini sakatlamış ve bu yolla ondan para almıştır. Hilenin temelinde mağdurun dini/manevi inançları yattığı için, eylem basit bir dolandırıcılık değil, bu inançların istismar edildiği nitelikli bir dolandırıcılık olarak kabul edilmiştir.