Mağdurun, sanığın kendisine yönelik 'seni seviyorum, seninle birlikte olmak istiyorum' şeklindeki sözlerini, sanığın aynı zamanda mağdurenin elini tutarak ve onu öpmeye çalışarak söylediği bir olayda, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2012/12285 E. sayılı kararına göre neden hem cinsel taciz hem de cinsel istismara teşebbüs suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263527

Bu olayda ayrı ayrı hüküm kurulmasının nedeni, sanığın eylemlerinin birbirinden bağımsız ve farklı hukuki nitelikteki iki ayrı suçu oluşturmasıdır. 1) Cinsel Taciz Suçu (TCK m. 105): Sanığın, farklı zamanlarda ve süreklilik gösterecek şekilde mağdureye 'seni seviyorum, seninle birlikte olmak istiyorum' şeklinde sözler sarf etmesi, bedensel temas içermeyen ve mağduru cinsel yönden rahatsız eden davranışlar olup, tek başına cinsel taciz suçunu oluşturur. Kararda bu eylemin 'zincirleme surette' işlendiği de kabul edilmiştir. 2) Cinsel İstismara Teşebbüs Suçu (TCK m. 103, 35): Sanığın, bu sözlerden ayrı bir zamanda veya aynı anda fakat ayrı bir hareketle, mağdurenin 'elini tutması' ve onu 'öpmeye çalışması', bedensel temas içeren ve cinsel istismar suçunun icra hareketlerine başlandığını gösteren eylemlerdir. Mağdurenin engel olması nedeniyle eylemin tamamlanamaması ise suçu teşebbüs aşamasında bırakır. Yargıtay, sözlü taciz eylemleri ile fiziksel temas içeren eylemlerin hukuken farklı suç tipleri olduğunu, birinin diğerinin içinde erimediğini kabul etmiştir. Bu nedenle, sanığın hem sözlü eylemleri nedeniyle zincirleme cinsel tacizden, hem de fiziki eylemleri nedeniyle cinsel istismara teşebbüsten ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğine hükmetmiştir.