Sanığın, şirketi tek başına temsil yetkisi olmamasına rağmen, çift imza gerektiren bir şirket çekini tek başına imzalayarak tedavüle sokması, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2018/51 sayılı kararında neden nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmiştir?
Bu eylemin nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmesinin nedeni, sanığın hem hileli bir davranışla mağduru aldatması hem de bu hileyi gerçekleştirirken bankanın maddi varlığı olan çeki araç olarak kullanmasıdır. Karara göre olay şu şekilde gelişmiştir: 1) Hile Unsuru: Sanık, şirketi tek başına temsil etme yetkisi olmadığını bilmesine rağmen, çeki tek imzayla düzenleyerek, çeki alan katılan nezdinde 'geçerli bir çek' verdiği izlenimi yaratmıştır. Bu, nitelikli bir yalandır. Ayrıca, sonradan bankaya 'ödemeden men talimatı' vererek, en başından beri çek bedelini ödeme niyetinde olmadığını ve katılanı aldatma kastıyla hareket ettiğini ortaya koymuştur. 2) Nitelikli Hal: Sanık, bu hileli eylemini gerçekleştirirken TCK m. 158/1-h (şirket yöneticisinin ticari faaliyeti sırasında) ve TCK m. 158/1-f (bankanın araç olarak kullanılması) bentlerini ihlal etmiştir. Şirket yetkilisi sıfatını ve şirketin ticari faaliyetini kullanmış, aynı zamanda bu hilesini bankanın bir ödeme aracı olan 'çek' üzerinden gerçekleştirmiştir. Mağdur, elindeki belgenin bir 'şirket çeki' olmasına ve sanığın şirket yetkilisi olmasına güvenerek aldanmıştır. Bu unsurların bir araya gelmesiyle eylem, basit dolandırıcılığın ötesine geçerek nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmuştur.