Bir dolandırıcılık eyleminde, sanığın hileli vaatlerine inanan mağdurun, parayı faile banka aracılığıyla göndermesi ve daha sonra bankanın bu işlemi gerçekleştirmesi durumunda, hem 'banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması' (TCK m. 158/1-f) hem de 'bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması' (aynı bent) nitelikli halleri bir arada gerçekleşmiş sayılır mı? Bu durumda ceza nasıl belirlenir?
Evet, bu durumda her iki nitelikli halin de bir arada gerçekleştiği kabul edilebilir. Günümüzde bankacılık işlemleri (havale, EFT vb.) büyük ölçüde bilişim sistemleri (internet bankacılığı, mobil bankacılık) üzerinden yapılmaktadır. Mağdurun, failin hilesi sonucu parayı internet bankacılığı kullanarak göndermesi, hem bilişim sisteminin hem de bankanın altyapısının suçun işlenmesinde araç olarak kullanıldığı anlamına gelir. TCK m. 158/1-f bendi, 'Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle' diyerek bu iki nitelikli hali aynı bentte birleştirmiştir. Bu durumda, birden fazla nitelikli halin aynı bent içinde yer alması nedeniyle TCK m. 43'teki zincirleme suç veya TCK m. 44'teki fikri içtima hükümleri uygulanmaz. Mahkeme, sanığın eyleminin aynı bentteki birden fazla nitelikli hali ihlal ettiğini gerekçesinde belirterek, TCK m. 61 uyarınca temel cezayı belirlerken bu durumu dikkate alır ve cezayı alt sınırdan uzaklaşarak, daha ağır bir şekilde tayin eder. Yani, birden fazla nitelikli halin varlığı, temel cezanın belirlenmesinde bir ağırlaştırıcı neden olarak değerlendirilir.