Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 2012/9611 E. sayılı kararına göre, okul servis şoförünün, taşıdığı öğrenciye yönelik cinsel taciz eylemi neden TCK m. 105/2'de düzenlenen 'hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuzun kötüye kullanılması' kapsamında değerlendirilmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263501

Yargıtay'ın bu kararda, servis şoförü ile öğrenci arasındaki ilişkiyi TCK m. 105/2 anlamında bir 'hizmet ilişkisi' olarak kabul etmemesinin temel nedeni, bu kavramı dar ve hukuki anlamda yorumlamasıdır. Karara göre, 'hizmet ilişkisi', failin mağdur üzerinde işe alma, işten çıkarma, ücretini belirleme gibi yetkilere sahip olduğu, bir hizmet akdine dayanan ve genellikle bir ast-üst ilişkisi içeren bir ilişkiyi ifade eder. Bu, failin mağdur üzerinde ekonomik veya idari bir 'nüfuz' (baskı kurma gücü) sahibi olmasını gerektirir. Okul servis şoförü ile öğrenci arasındaki ilişki ise bir 'taşıma sözleşmesine' dayanır. Şoförün, öğrenci üzerinde bu tür bir hiyerarşik veya idari nüfuzu yoktur. Her ne kadar fiili bir güven ve otorite ilişkisi olsa da, bu durum TCK m. 105/2'nin aradığı hukuki anlamdaki 'hizmet ilişkisi' tanımına uymamaktadır. Bu nedenle Yargıtay, eylemin nitelikli hal kapsamında değil, TCK m. 105/1'deki basit cinsel taciz kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu da, suçun takibinin şikayete bağlı olması sonucunu doğurmuştur.