Cinsel saldırı suçu ile çocuğun cinsel istismarı suçunun TCK m. 102 ve 103'te ayrı maddelerde düzenlenmesinin temelinde yatan hukuki mantık nedir? sen.av.tr'deki makalede geçen 'Erişkin kişilere karşı işlenen fiiller açısından cinsel saldırı ifadesi kullanılmasına rağmen, çocuklar açısından cinsel istismar ifadesi kullanılmıştır' cümlesi bu mantığı nasıl açıklar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263495

Bu iki suçun ayrı maddelerde düzenlenmesinin temelindeki hukuki mantık, mağdurun yaşına ve dolayısıyla hukuken korunması gereken menfaatin farklılaşmasına dayanır. Cinsel saldırı (TCK m. 102), reşit bireylerin 'cinsel dokunulmazlık ve özgürlüğünü' korur. Burada temel ilke, kişinin rızası hilafına cinsel bir eyleme maruz kalmamasıdır. Çocuğun cinsel istismarı (TCK m. 103) ise, çocuğun 'normal cinsel gelişimini' ve ruhsal-bedensel bütünlüğünü korumayı amaçlar. Kanun koyucu, çocukların cinsel anlamda geçerli bir rıza açıklama yeteneğine sahip olmadığını varsayar. 'sen.av.tr'deki makalede geçen ifade, bu ayrımı vurgular: 'Cinsel saldırı' terimi, rıza ehliyeti olan birinin iradesinin ihlalini ifade ederken; 'cinsel istismar' terimi, rızası hukuken anlam ifade etmeyen ve cinsel olarak sömürülmeye karşı mutlak koruma altına alınması gereken çocuğa yönelik eylemleri tanımlar. Bu nedenle, 15 yaşından küçük bir çocuğa yönelik her türlü cinsel davranış rızası olsa bile istismar sayılırken, reşit bir bireye yönelik eylemin suç sayılması için rızasının olmaması şarttır. Bu mantık, çocuğun üstün yararı ilkesinin ceza hukukundaki bir yansımasıdır.