Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/350 E., 2023/619 K. sayılı kararında atıf yapılan Garraud'un 'Kıta Avrupası Delil Sistemi Tarihi' isimli eserine göre, beyana dayalı ispatın tam sağlanabilmesi için aranan koşullar nelerdir? Bu koşullar, cinsel suçlarda mağdur beyanının değerlendirilmesinde nasıl bir rehber oluşturur?
İlgili kararda atıf yapılan esere göre, beyana dayalı ispatın tam sağlanabilmesi için şu koşulların varlığı gerekmektedir: 1) Aynı olaya ilişkin aynı doğrultuda en az iki kişinin beyanda bulunması. 2) Bu kişilerin olayı bizzat gözlemlemiş olması. 3) Beyanın, 'hatırladığım kadarıyla', 'sanki' gibi belirsiz ifadeler yerine kesinlik içeren cümlelerle kurulması. 4) Beyanların, muhakeme sürecinin her aşamasında (kolluk, savcılık, mahkeme) aynı olması, yani çelişki içermemesi. Bu koşullar, cinsel suçlarda mağdur beyanının değerlendirilmesi için önemli bir rehber oluşturur. Cinsel suçlar genellikle tek tanıklı (sadece mağdur) olduğundan, ilk koşul (en az iki kişi) genellikle sağlanamaz. Ancak diğer koşullar, tek olan mağdur beyanının güvenirliğini test etmek için kritik hale gelir. Mahkeme, mağdurun beyanlarının aşamalarda tutarlı olup olmadığını (4. koşul), olayı kesin ve net bir dille anlatıp anlatmadığını (3. koşul) ve olayı bizzat yaşayıp yaşamadığını (2. koşul) titizlikle incelemelidir. Bu koşullar sağlandığında bile, Yargıtay'ın genel yaklaşımı, mümkünse bu beyanın başka yan delillerle desteklenmesi yönündedir. Bu kriterler, yargıcın sübjektif kanaatinin ötesinde, delil değerlendirmesinde objektif ölçütler kullanılmasını teşvik eder.