Sanığın, doğrudan şikayetçiyi hedef alarak cinsel organını göstermesi şeklindeki eylemi, TCK m. 226'daki 'hayasızca hareketler' suçu kapsamında mı, yoksa TCK m. 105'teki 'cinsel taciz' suçu kapsamında mı değerlendirilmelidir? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/24302 E., 2024/2758 K. sayılı kararı bu konuda hangi kriteri esas almaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263476

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına ve ilgili karara göre bu eylem, TCK m. 105 kapsamında 'cinsel taciz' suçu olarak değerlendirilmelidir. İki suç arasındaki temel ayrım, eylemin 'belirli bir kişiyi hedef alıp almadığı' kriteridir. Hayasızca hareketler suçu (TCK m. 226), aleniyet içinde, belirsiz sayıda kişiye yönelik olarak ve genel ahlakı, kamu edep ve hayasını rencide etme kastıyla işlenir. Cinsel taciz suçu (TCK m. 105) ise, belirli bir kişiyi veya kişileri hedef alarak, o kişinin cinsel dokunulmazlığına yönelik cinsel amaçlı bir rahatsızlık vermeyi içerir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin kararında da vurgulandığı gibi, sanığın cinsel organını 'doğrudan şikayetçiyi hedef alarak' göstermesi, eylemin belirsiz bir kitleye değil, spesifik olarak mağdurun cinsel özgürlüğüne yönelik olduğunu gösterir. TCK m. 105/2-e'de 'teşhir suretiyle' işlenmesi de açıkça nitelikli hal olarak sayılmıştır. Bu nedenle, eylem cinsel taciz suçunu oluşturur ve mahkemenin hayasızca hareketler suçundan hüküm kurması, suç vasfında yanılgı nedeniyle bozma nedenidir.