Bir hırsızlık suçunun gece vakti işlendiği müşteki beyanı ile sabit olmasına rağmen, sanık hakkında TCK m. 143'teki nitelikli halin uygulanmaması durumunda, Yargıtay'ın 'aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır' şeklindeki yaklaşımının hukuki dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263473

Bu yaklaşımın hukuki dayanağı, ceza muhakemesinde geçerli olan 'aleyhe bozma yasağı' veya 'reformatio in peius yasağı' ilkesidir. Bu ilke, kanun yoluna sadece sanık lehine (sanık, müdafii veya yasal temsilcisi tarafından) başvurulması durumunda, verilecek yeni kararın önceki kararda hükmedilen cezadan daha ağır olamayacağını ifade eder. Somut olayda, hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi TCK m. 143 uyarınca cezanın artırılmasını gerektiren bir nitelikli haldir. İlk derece mahkemesi bu nitelikli hali uygulamayarak sanık lehine bir hata yapmıştır. Eğer bu karara karşı sadece sanık temyiz başvurusunda bulunmuşsa (veya Cumhuriyet savcısı sanık lehine temyiz etmişse), Yargıtay bu hatayı tespit etse bile kararı sanığın aleyhine olacak şekilde 'TCK m. 143'ü de uygula' diyerek bozamaz. Bu duruma 'aleyhe temyiz olmaması' denir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2020/32186 E., 2021/6200 K. gibi kararlarında bu ilke uygulanmış ve tespit edilen hukuka aykırılık, aleyhe temyiz bulunmadığı için bozma nedeni sayılmamıştır. Eğer Cumhuriyet savcısı veya katılan sanık aleyhine temyiz başvurusunda bulunsaydı, bu hata bir bozma nedeni olurdu.