Şahıs işletmesi işleten bir kişinin, ticari faaliyeti sırasında gerçekleştirdiği dolandırıcılık eylemi, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2022/265 sayılı kararına göre neden TCK m. 158/1-h kapsamında nitelikli dolandırıcılık sayılmamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263468

Bu durumun temel nedeni, TCK m. 158/1-h bendinin lafzında yatmaktadır. Madde, nitelikli hali 'tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında' veya 'kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında' işlemesiyle sınırlandırmıştır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin kararında da belirtildiği gibi, bir 'şahıs işletmesi', Türk Ticaret Kanunu'na göre bir 'şirket' değildir ve onu işleten kişi de her zaman 'tacir' sıfatını taşımaz (genellikle esnaf olarak kabul edilir). Bu nitelikli hal, özellikle ticari şirketlerin ve tacirlerin toplumda yarattığı özel güven duygusunun ve kurumsal itibarın kötüye kullanılmasını cezalandırmayı amaçlayan 'özgü bir suç'tur. Failin bu bentten cezalandırılabilmesi için maddede sayılan bu özel sıfatlardan birini taşıması zorunludur. Şahıs işletmesi sahibi bu sıfatları taşımıyorsa, eylemi diğer nitelikli haller de yoksa, TCK m. 157 kapsamında basit dolandırıcılık suçunu oluşturur.