Bir cinsel suç davasında mahkemenin, gerekçeli kararında sadece 'taraf beyanlarını tekrar etmekle' yetinmesi, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 25.05.2021 tarihli, 2020/3171 E. sayılı kararına göre hangi temel hakkı ihlal eder ve neden?
Bu durum, Anayasa m. 141 ve CMK m. 230'da güvence altına alınan 'gerekçeli karar hakkını' ihlal eder. Gerekçeli karar hakkı, adil yargılanma hakkının (Anayasa m. 36) ayrılmaz bir parçasıdır. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da vurgulandığı gibi, bir kararın gerekçeli sayılabilmesi için şunları içermesi gerekir: 1) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin özetlenmesi. 2) Mevcut delillerin (mağdur beyanı, sanık savunması, tanık anlatımları, raporlar vb.) tek tek ve birbiriyle karşılaştırılarak 'tartışılması ve değerlendirilmesi'. 3) Hükme esas alınan ve reddedilen delillerin hangileri olduğunun ve neden reddedildiğinin açıkça gösterilmesi. 4) Tüm bu değerlendirmeler sonucunda mahkemenin ulaştığı 'kanaatin' ne olduğu, sanığın sabit görülen fiilinin ne olduğu ve bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması. Mahkemenin sadece taraf beyanlarını art arda sıralayıp, bu delilleri birbiriyle tartıştığını, hangisine neden üstünlük tanıdığını ve nasıl bir sonuca vardığını açıklamadan hüküm kurması, gerekçe yazma yükümlülüğünü yerine getirmemesi anlamına gelir. Bu durum, kararın denetimini imkansız hale getirdiği için mutlak bir bozma nedenidir.