Bir dolandırıcılık eyleminde sanığın, mağdurun 'içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanması' (TCK m. 158/1-b), Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/31 sayılı kararına göre nasıl değerlendirilmelidir? Her trafik kazası veya her hastalık hali, bu nitelikli halin uygulanması için yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263460

Hayır, her trafik kazası veya her hastalık hali bu nitelikli halin uygulanması için yeterli değildir. YCGK'nın 2017/31 sayılı kararında da belirtildiği gibi, TCK m. 158/1-b'nin uygulanabilmesi için, mağdurun içinde bulunduğu durumun sübjektif ve olaysal olarak değerlendirilmesi gerekir. Önemli olan, mağdurun o anki durumunun, onu normal bir zamana göre daha savunmasız, çaresiz ve başkalarının yardımına daha muhtaç hale getirip getirmediğidir. Yargıtay'a göre mahkeme şu kriterleri değerlendirmelidir: olayın meydana geldiği zaman dilimi, hastalığın veya yaralanmanın boyutu, mağdurun ekonomik ve sosyal durumu, olaydan etkilenme derecesi, failin olaya müdahale tarzı ve zamanlaması. Örneğin, küçük bir maddi hasarlı trafik kazası geçiren ve yardım ihtiyacı olmayan bir kişi 'zor şartta' sayılmazken, gece vakti ıssız bir yolda ağır yaralanmalı bir kaza geçiren kişi 'tehlikeli durum veya zor şartta' kabul edilir. Failin, mağdurun bu özel çaresizliğinden ve artan güven ihtiyacından faydalanarak onu aldatması, nitelikli halin uygulanmasını gerektirir.