HMK m. 107 kapsamında açılan bir işçilik alacağı davasında, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2021/7234 E. sayılı kararında belirtilen 'Dairenin önceki görüşüne güvenilerek açılan davalarda ise, önceki uygulamaya devam edilmesi' şeklindeki yaklaşım, hukukun hangi temel ilkelerine dayanmaktadır?
Bu yaklaşım, hukukun üç temel ilkesine dayanmaktadır: 1) Hukuki Güvenlik İlkesi: Bireylerin, devlete ve onun hukuk kurallarına güvenerek hareket etmelerini, haklarını ve yükümlülüklerini bu güvene göre belirlemelerini sağlar. Mahkeme içtihatları da bu güven ortamının bir parçasıdır. 2) Hukuki Belirlilik ve Öngörülebilirlik İlkesi: Hukuk kurallarının ve yargısal uygulamaların açık, net ve öngörülebilir olmasını gerektirir. Vatandaşlar ve avukatlar, bir dava açarken o anki yerleşik Yargıtay uygulamasına göre nasıl bir sonuçla karşılaşacaklarını tahmin edebilmelidir. 3) Sürpriz Karar Yasağı: Bu, adil yargılanma hakkının bir uzantısıdır. Yargılamanın taraflarının, o ana kadar süregelen yerleşik uygulamaya aykırı, aniden ve beklenmedik bir kararla hak kaybına uğratılmalarını engeller. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, belirsiz alacak davası konusundaki içtihadını daha katı bir yönde değiştirirken, bu değişikliği geriye yürüterek uygulaması halinde, eski içtihada güvenerek dava açmış olanların hak kaybına uğrayacağını ve adil yargılanma haklarının zedeleneceğini öngörmüştür. Bu nedenle, yeni içtihadın geleceğe yönelik olarak uygulanacağını, geçmişte açılmış davalarda ise hukuki güvenliği korumak adına eski uygulamanın devam edeceğini belirterek bu temel hukuk ilkelerini güvence altına almıştır.