CMK m. 236/7, cinsel suç mağdurunun kayda alınan beyan ve görüntülerinin 'kimseye verilmeyeceğini' hükme bağlarken, CMK m. 236/8 bu kayıtlara 'izletme' yoluyla erişim imkanı tanımaktadır. Bu iki hüküm arasındaki ilişki, savunma hakkı ve mağdurun korunması dengesi açısından nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263456

Bu iki hüküm birbiriyle çelişkili değil, birbirini tamamlayan ve dengeleyen hükümlerdir. CMK m. 236/7'deki 'kimseye verilmez' kuralı, mutlak bir gizlilik ve koruma prensibini ortaya koyar. Buradaki amaç, mağdur çocuğun veya travma yaşamış yetişkinin görüntülerinin kopyalanarak kontrolsüz bir şekilde yayılmasını, kötüye kullanılmasını ve mağdurun bu yolla tekrar tekrar mağdur edilmesini (ikincil örselenme) önlemektir. CMK m. 236/8 ise, bu mutlak gizlilik kuralının, sanığın en temel hakkı olan 'savunma hakkını' tamamen ortadan kaldırmaması için bir istisna ve usul getirir. Bu usule göre, delilin ham hali olan görüntü kaydı sanığa veya müdafiine 'verilmez' (yani kopyası teslim edilmez), ancak delili bizzat inceleyebilmesi, jest ve mimikleri görebilmesi, beyanın veriliş tarzını analiz edebilmesi için adli makamların 'gözetiminde' ve 'gizliliği korunmak suretiyle' izletilir. Yazılı tutanak ise, savunma hazırlığı için taraflara verilir. Bu ikili mekanizma, bir yanda mağdurun özel hayatını ve psikolojisini en üst düzeyde korurken, diğer yanda sanığın delile erişim ve delili tartışma hakkını, adil yargılanma ilkesine uygun bir şekilde asgari düzeyde de olsa temin ederek bir denge kurar.