HMK m. 107 kapsamında açılan bir belirsiz alacak davasında mahkemenin, HMK m. 107/2'deki (yeni haliyle) yetkisini kullanarak davacıya talebini kesinleştirmesi için süre vermemesi, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2021/5275 E., 2021/11008 K. sayılı kararına göre hangi temel hakkın ihlaline yol açar ve neden?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263450

Mahkemenin bu süre verme yükümlülüğünü yerine getirmemesi, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararına göre davacının 'hukuki dinlenilme hakkının' (HMK m. 27) kısıtlanmasına yol açar. Bunun nedeni şudur: Belirsiz alacak davasında, alacağın tamamı dava konusu edilmiş sayılır. Bu nedenle, aynı alacak için sonradan ek bir dava açılması 'derdestlik' itirazıyla karşılaşır. Davacının, alacağı belirlenebilir hale geldikten sonra talebini artırarak alacağının tamamına kavuşabilmesinin tek yolu, mevcut dava içinde HMK m. 107/2'de öngörülen talep artırım mekanizmasını kullanmaktır. Mahkeme, hâkimin davayı aydınlatma ödevi ve yeni düzenlemenin getirdiği aktif rol gereği, bu imkanı kullanabilmesi için davacıya süre vermekle yükümlüdür. Bu süreyi vermeden, davayı sadece başlangıçtaki cüzi miktar üzerinden karara bağlamak, davacının alacağının geri kalan kısmını talep etme ve bu konuda iddia ve delillerini sunma hakkını elinden alır. Bu durum, adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından olan hukuki dinlenilme hakkının açık bir ihlalidir ve bozma sebebidir.