TCK m. 158/1-L bendi, failin kendisini 'kamu görevlisi... olarak tanıtması' ile 'bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi' şeklinde iki ayrı işleniş biçimi öngörmektedir. Bu iki işleniş biçimi arasındaki farkı birer örnekle açıklayınız. Bu ayrımın pratik önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263445

TCK m. 158/1-l'deki iki işleniş biçimi arasındaki temel fark, failin kullandığı hilenin niteliğindedir. 1) 'Kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması': Bu durumda fail, bizzat kendisinin o sıfata sahip olduğunu iddia eder. Hile, sahte bir kimliğe bürünmeye dayanır. Örnek: Failin mağduru arayıp 'Ben Komiser Ahmet, terör soruşturmasında adınız geçiyor, operasyon için para yatırmanız lazım' demesi. Burada fail, doğrudan kamu görevlisi rolünü üstlenmiştir. 2) 'Bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi': Bu durumda fail, kendisinin bir kamu görevlisi olduğunu iddia etmez, ancak o kurumlarda tanıdıkları olduğunu, hatırı sayıldığını veya onlarla özel bir bağlantısı olduğunu söyleyerek nüfuz sahibi olduğu izlenimi yaratır. Hile, sahte bir ilişkiye ve nüfuza dayanır. Örnek: Failin mağdura, 'Vergi Dairesi'ndeki müdürü tanıyorum, senin vergi borcunu sildirebilirim, bana masrafı için şu kadar ver' demesi. Burada fail, kendisi vergi memuru değildir ama orada bir ilişkisi olduğunu iddia etmektedir. Bu ayrımın pratik önemi, suçun kapsamını genişletmesidir. Kanun koyucu sadece sahte kimliğe bürünmeyi değil, aynı zamanda kamu kurumlarının itibarını kullanarak sahte bir nüfuz iddiasıyla işlenen dolandırıcılığı da aynı derecede ağır bir nitelikli hal olarak kabul etmiştir.