CMK m. 236/5 uyarınca, TCK m. 103/2 kapsamındaki bir cinsel istismar suçunda mağdur çocuğun beyanının alınması usulü, yargı çevresi ve mülki sınırlar açısından nasıl bir esneklik getirmektedir ve bu esnekliğin amacı nedir?
CMK m. 236/5'in son cümlesi, 'Mağdur çocuk yargı çevresi ve mülkî sınırlara bakılmaksızın en yakın merkeze götürülmek suretiyle bu fıkrada belirtilen işlemler yerine getirilir' hükmünü içermektedir. Bu hüküm, usul hukukundaki genel yetki ve yargı çevresi kurallarına önemli bir istisna ve esneklik getirmektedir. Normalde, adli işlemler suçun işlendiği yerdeki veya şüphelinin/sanığın bulunduğu yerdeki adli makamlarca yürütülür. Ancak bu özel düzenleme ile amaçlanan, mağdur çocuğun üstün yararını korumaktır. Bu tür beyanların alınacağı özel merkezler (ÇİM'ler) her adliyede bulunmayabilir. Bu esneklik sayesinde, mağdur çocuk, soruşturmayı yürüten savcılığın veya kovuşturmayı yapan mahkemenin bulunduğu yerde merkez olmasa bile, kendisine en yakın coğrafi konumdaki merkeze götürülerek beyanı alınabilir. Bu, çocuğun uzun ve yorucu yolculuklar yaparak ek bir travma yaşamasının önüne geçmeyi, beyanının en uygun koşullarda ve en hızlı şekilde alınmasını sağlamayı ve bu merkezlerin etkin bir şekilde kullanılmasını amaçlamaktadır.