Bir cinsel suç davasında, sanık atılı suçu kabul etmiyor ve olayın görgü tanığı da bulunmuyorsa, mahkemenin müştekiyi dinlemeden veya dinlenmesine gerek olmadığına dair bir karar vermeden hüküm kurması usulen doğru mudur? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/36905 E., 2017/8336 K. sayılı kararı bu konuda nasıl bir ilke ortaya koymaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263415

Hayır, bu durum usulen doğru değildir ve 'eksik inceleme' nedeniyle bozma sebebidir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin ilgili kararı bu konuda net bir ilke ortaya koymaktadır. Sanığın suçu inkar ettiği ve başka tanığın bulunmadığı durumlarda, müştekinin beyanı davanın en önemli, bazen de tek delili haline gelebilir. CMK m. 210 ve m. 236 gereği, mahkemenin delilleri doğrudan doğruya değerlendirmesi esastır. Bu nedenle mahkeme, ya müştekiyi duruşmada bizzat dinleyerek beyanının doğruluğunu, tutarlılığını ve inandırıcılığını test etmeli ya da CMK m. 211/1-c gibi yasal dayanakları göstererek neden dinlenmesine gerek görmediğine dair gerekçeli bir karar vermelidir. Kararda belirtildiği gibi, müştekiyi dinlemeden ve dinlenilmesine gerek bulunmadığına dair bir ara karar da vermeden, hatta soruşturma ifadesini dahi okumadan hüküm kurulması, savunma hakkını kısıtlayan ve maddi gerçeğe ulaşmayı engelleyen bir eksik incelemedir.