CMK m. 236/1 'Mağdurun tanık olarak dinlenmesi halinde, yemin hariç, tanıklığa ilişkin hükümler uygulanır' hükmü, mağdurun beyanının delil olarak değerlendirilmesinde ne gibi sonuçlar doğurur? Bu hüküm, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin uygulanmasıyla nasıl bir ilişki içindedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263413

Bu hüküm, mağdurun beyanının delil niteliğini ve yargılamadaki statüsünü belirler. Tanıklığa ilişkin hükümlerin uygulanması, mağdurun da tanıklar gibi gerçeği söyleme yükümlülüğü altında olduğu, beyanlarının delil olarak kabul edileceği anlamına gelir. Ancak 'yemin hariç' ibaresi kritik bir fark yaratır. Yemin, tanık beyanının güvenirliğini artırmaya yönelik bir usuli güvencedir. Mağdurun yeminsiz dinlenmesi, onun beyanının tanık beyanına göre doğası gereği daha sübjektif olabileceği ve bir güvenceden yoksun olduğu kabulüne dayanır. Bu durum, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesiyle doğrudan ilişkilidir. Yeminsiz ve davanın tarafı konumunda olan mağdurun beyanı, özellikle tek delil olduğu durumlarda, mahkumiyet için yeterli görülmeyebilir. Mahkeme, bu beyanın doğruluğunu diğer yan delillerle (tıbbi rapor, olay yeri incelemesi, başka tanık beyanları vb.) teyit etme ihtiyacı duyar. Eğer dosyadaki tek kanıt, çelişkili veya yan delillerle desteklenmeyen mağdur beyanı ise, yeminsiz dinlenmiş olmasının da yarattığı delil zayıflığı nedeniyle 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerekebilir. YCGK'nın 2022/350 E., 2023/619 K. sayılı kararındaki görüş de bu yorumu desteklemektedir.