Bir sanığın eyleminin, hem TCK m. 105 (cinsel taciz) hem de TCK m. 225 (hayasızca hareketler) suçlarını oluşturduğu durumlarda (örneğin, sokakta belirli bir kişiyi hedef alarak cinsel organını gösterme), fikri içtima kuralları (TCK m. 44) nasıl uygulanır? Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2013/299 K., 2014/10621 K. sayılı kararı bu durumda hangi suçtan hüküm kurulması gerektiğini belirtmektedir?
Sanığın tek bir fiili (örneğin cinsel organını gösterme) ile birden fazla farklı suçun kanuni tanımının ihlal edildiği durumlarda, TCK m. 44'te düzenlenen fikri içtima kuralı uygulanır. Bu kurala göre, fail bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sanığın eyleminin hem belirli bir kişiyi hedef alması nedeniyle cinsel taciz suçunu (TCK m. 105), hem de aleni bir yerde gerçekleşmesi nedeniyle hayasızca hareketler suçunu (TCK m. 225) oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu iki suçtan daha ağır cezayı öngören suç cinsel taciz olduğundan, failin TCK m. 105 uyarınca cezalandırılması gerektiği belirtilmiştir. Kararda ayrıca, TCK m. 225'teki cezanın alt sınırının TCK m. 105'teki cezanın alt sınırından daha fazla olması gibi durumlarda, hakkaniyet gereği TCK m. 105'e göre belirlenecek cezanın TCK m. 225'in alt sınırından az olamayacağı da gözetilmelidir. Dolayısıyla, mahkemenin bu tür bir eylemde sadece hayasızca hareketler suçundan hüküm kurması, suç vasfında yanılgıya düşüldüğü anlamına gelir ve bozma nedenidir.