Bir işçinin, ücretinin bir kısmının elden ödenmesi ve resmi kayıtlarda asgari ücretten gösterilmesi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı alacağını tam olarak hesaplayamadığını ileri sürerek HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası açması mümkün müdür? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2021/7816 E., 2021/12378 K. sayılı kararı bu durumu nasıl değerlendirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263394

Genel kural olarak kıdem ve ihbar tazminatı, işçi tarafından bilinebilir (çalışma süresi ve son ücret bilindiği için) kabul edildiğinden belirsiz alacak davasına konu edilemez. Ancak, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2021/7816 E., 2021/12378 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi bu kuralın istisnaları vardır. Eğer tazminatın hesabına etki edecek unsurların (giydirilmiş ücreti oluşturan sosyal haklar, primler, yemek/yol yardımı gibi) miktarı işveren tarafından sunulacak belgelere göre belirlenecekse veya ücretin bir kısmının elden ödenmesi gibi bir durum söz konusu ise, alacak işçi tarafından tam ve kesin olarak belirlenemez hale gelir. Bu durumda, işçinin alacağının miktarını belirleyebilmesi için elinde olması gereken bilgi ve belgelere (gerçek ücreti gösteren bordrolar, ödeme kayıtları vb.) sahip olmaması ve bunlara dava öncesi ulaşmasının mümkün olmaması nedeniyle alacak 'belirsiz' kabul edilir. Dolayısıyla, ücretin bir kısmının elden ödendiği iddiasının varlığı, kıdem ve ihbar tazminatının HMK m. 107 kapsamında belirsiz alacak davasına konu edilmesini mümkün kılar. Çünkü alacağın net miktarının tespiti, yargılama sırasında işverenin sunacağı belgeler veya yapılacak diğer tahkikat işlemlerine bağlıdır.