TCK m. 158/2'de düzenlenen 'kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle' nitelikli dolandırıcılık suçu ile TCK m. 157'deki basit dolandırıcılık suçu arasındaki temel ayrım nedir? Failin genel olarak 'bakanlıklarda tanıdıkları olduğunu' söylemesi hangi suçu oluşturur? Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/15729 sayılı kararını referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263389

TCK m. 158/2'deki nitelikli halin (nüfuz ticareti benzeri dolandırıcılık) oluşabilmesi için, failin 'belli bir işin' gördürülmesi vaadinde bulunması ve bu işi görecek olan kamu görevlisinin en azından makam veya unvan olarak 'belirlenebilir' olması gerekir. Failin, 'kamu görevlileri nezdinde hatırı sayıldığından' veya onlarla özel bir ilişkisi olduğundan bahsetmesi kritik unsurdur. Örneğin, 'Falan yerin kaymakamı yakınımdır, senin işini hallederim' demek bu suçu oluşturur. Buna karşılık, failin genel, soyut ve belirsiz bir şekilde 'bakanlıklarda tanıdıklarım var', 'memurları tanırım' veya 'devlet kademesinde bitiremeyeceğim iş yok' gibi ifadelerle menfaat temin etmesi, TCK m. 158/2'yi oluşturmaz. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/15729 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu tür genel ve belirli bir kamu görevlisine atıf içermeyen ifadelerle işlenen fiil, TCK m. 157 kapsamında basit dolandırıcılık suçunu oluşturur. Nitelikli hal için aranan, mağdurun belirli bir kamu görevlisinin nüfuzunun kullanılacağı yönündeki hileli beyana inanmasıdır.