Bir kimsenin, kendisini kamu görevlisi (polis, savcı vb.) olarak tanıtarak menfaat temin etmesi eylemi, 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun değişikliği öncesinde ve sonrasında TCK'nın hangi maddeleri kapsamında değerlendirilmektedir? Y11CD-K.2023/5291 sayılı karar bu değişikliğin önemini nasıl vurgulamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263387

24.11.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun değişikliği öncesinde, bir kimsenin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak menfaat temin etmesi, Yargıtay içtihatları uyarınca TCK m. 157 kapsamında 'basit dolandırıcılık' olarak kabul ediliyordu. Çünkü bu eylem, TCK m. 158'de sayılan nitelikli hallerden herhangi birine uymuyordu. Y11CD-K.2023/5291 sayılı kararda da bu duruma atıf yapılarak, değişiklik öncesi eylemin basit dolandırıcılık olduğu belirtilmiştir. Ancak, 6763 sayılı Kanun ile TCK m. 158/1'e (l) bendi eklenmiştir. Bu bent, 'Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle' işlenen dolandırıcılığı açıkça bir nitelikli hal olarak düzenlemiştir. Dolayısıyla, 24.11.2016 tarihinden sonra işlenen bu tür eylemler, TCK m. 158/1-l kapsamında 'nitelikli dolandırıcılık' suçunu oluşturmaktadır. Bu değişiklik, kamuoyunda 'telefon dolandırıcılığı' olarak bilinen eylemlere daha ağır bir yaptırım öngörmek amacıyla yapılmıştır.