Dolandırıcılık suçunda 'hile' unsurunun 'nitelikli bir yalan' olarak kabul edilmesi ne anlama gelmektedir? YCGK-K.2015/1 sayılı kararda belirtilen 'sahneye koyma' (mise en scene) teorisi, basit bir yalan ile hileyi nasıl ayırt etmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263386

Dolandırıcılık suçunda 'hile'nin 'nitelikli bir yalan' olması, her yalanın bu suçu oluşturmayacağı anlamına gelir. Hukuki işlemlerdeki basit, soyut bir yalan dolandırıcılık suçunun hile unsurunu oluşturmaz. Hile, mağdurun yargılama ve denetleme yetisini ortadan kaldıracak ölçüde yoğun, ustaca ve ağır olmalıdır. YCGK-K.2015/1 sayılı kararda atıf yapılan 'sahneye koyma' (mise en scene) teorisi, bu ayrımı yapmada bir ölçüt sunar. Bu teoriye göre, yalanın hile sayılabilmesi için, yalan açıklamaların doğruluğunu kuvvetlendirecek ve muhatabın inceleme eğilimini etkisiz bırakabilecek nitelikte dış hareketlerle desteklenmesi gerekir. Yani fail, bir senaryo, bir düzen, bir oyun (mise en scene) kurarak yalanını inandırıcı hale getirmelidir. Örneğin, sadece 'ben doktorum' demek basit bir yalan iken, sahte bir diploma asmak, beyaz önlük giymek ve ofis gibi düzenlenmiş bir yerde bu yalanı söylemek, 'sahneye koyma' teorisi kapsamında nitelikli bir yalan ve dolayısıyla hile olarak kabul edilir.