HMK m. 107/3'ün 7251 sayılı Kanun ile ilga edilmesinin (yürürlükten kaldırılmasının) temel gerekçesi nedir? Bu fıkranın kaldırılması, belirsiz alacak niteliğindeki bir talep için kısmi eda ile birlikte tespit davası açma imkanını tamamen ortadan kaldırmış mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263385

HMK m. 107/3'ün ('Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir.') ilga edilmesinin temel gerekçesi, hükmün lafzı ve konumu nedeniyle uygulamada ve doktrinde yarattığı ciddi tereddütler ve tartışmalardır. Kanun gerekçesinde belirtildiği üzere, bu fıkranın kısmi eda davası ile birlikte külli tespit davası mı, yoksa kısmi tespit davası mı açılabileceği, bunun her kısmi davada mı yoksa sadece belirsiz alacak şartları oluştuğunda mı mümkün olduğu gibi birçok konuda netlik olmaması, hükmün kaldırılmasını gerektirmiştir. Fıkranın kaldırılması, bu yola başvurma imkanını tamamen ortadan kaldırmamıştır. Gerekçede de belirtildiği gibi, bu kapsamda dava açmak isteyenlerin hakları, genel hükümler çerçevesinde korunabilecektir. Yani, bir davacı, eda davası açılmasının mümkün olmadığı durumlarda genel şartlar (HMK m. 106) dahilinde tespit davası açma hakkına hâlâ sahiptir. Ancak HMK m. 107/3'ün sağladığı, 'kısmi eda davası açılabilen her halde hukuki yararın var kabul edileceği' şeklindeki özel ve tartışmalı karine ortadan kalkmıştır. Artık davacı, tespit davası açmakta hukuki yararı olduğunu genel kurallara göre ispatlamak durumundadır.