HMK m. 107 kapsamında açılan bir belirsiz alacak davasında, alacağın yargılama sırasında bilirkişi raporuyla belirlenebilir hale gelmesi üzerine davacıya tanınan talep artırma hakkı kaç defa kullanılabilir? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/2137 E., 2021/3747 K. sayılı ve Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/795 E., 2023/641 K. sayılı kararları bu konuda nasıl bir çerçeve çizmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263381

HMK m. 107 kapsamındaki belirsiz alacak davasında, alacağın belirlenebilir hale gelmesi üzerine davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talep sonucunu artırma hakkı kural olarak bir kezdir. Davacı, alacak belirlenebilir hale geldiğinde, örneğin bir bilirkişi raporu sunulduğunda, talebini tam ve kesin olarak belirlemelidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/2137 E., 2021/3747 K. sayılı kararında bu ilke, 'davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir' şeklinde net bir şekilde ifade edilmiştir. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/795 E., 2023/641 K. sayılı kararında bu kurala önemli bir istisna ve yorum getirilmiştir. Eğer ilk bilirkişi raporu eksik veya hatalı ise, taraflarca itiraz edilmiş ve mahkemece de bu itirazlar yerinde görülerek ek rapor veya yeni rapor alınmışsa, alacak ilk raporla 'tam ve kesin olarak belirlenebilir hale gelmiş' sayılmaz. Alacağın tam ve kesin olarak belirlendiği an, çelişkilerin giderildiği ve mahkemenin hükme esas alabileceği nihai raporun sunulduğu andır. Bu durumda davacı, nihai rapora göre ikinci bir talep artırım dilekçesi verebilir. Dolayısıyla, kural tek bir artırım hakkı olmakla birlikte, alacağın belirlenme sürecinin aşamalı olması ve ilk belirlemenin nihai olmaması durumunda ikinci bir artırım mümkündür.