Sanığın, mağdura yönelik hem cinsel taciz içeren sözler sarf etmesi hem de bedensel temasta bulunması durumunda, fiili içtima kuralları nasıl uygulanmalıdır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/208 E., 2019/666 K. sayılı kararı bu konuda nasıl bir ayrım yapmaktadır?
YCGK'nın 2015/208 E., 2019/666 K. sayılı kararına göre, cinsel taciz (TCK m. 105) ile çocuğun cinsel istismarı/cinsel saldırı (TCK m. 102-103) suçları arasında geçitli suç ilişkisi yoktur. Uygulama, eylemlerin aynı anda mı yoksa farklı zamanlarda mı gerçekleştiğine göre değişir. Eğer cinsel istismar suçunun hemen öncesinde, sırasında veya sonrasında, o eylemin bir parçası olarak cinsel taciz niteliğinde sözler söylenmişse, bu durum daha ağır olan cinsel istismar/saldırı suçunun içinde erir ve 'tüketen norm' ilkesi gereği faile yalnızca cinsel istismar/saldırı suçundan ceza verilir. Ancak, kararda belirtildiği gibi, sanık katılan mağdureye değişik zamanlarda cinsel taciz içeren sözler sarf etmiş ve yine bunlardan ayrı olarak farklı zamanlarda bedensel temasta bulunmuşsa, eylemlerin tümü aynı anda gerçekleşmemiştir. Bu durumda, sanığın eylemleri ayrı ayrı suçları oluşturur ve hem zincirleme şekilde cinsel taciz (TCK m. 105, 43) hem de zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı (TCK m. 103, 43) suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması gerekir.