HMK madde 373/7'de yer alan 'Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur' hükmü, Türk yargı sisteminde hakimlerin 'bağımsızlığı' ilkesiyle nasıl bir denge içinde değerlendirilmelidir? Bu zorunluluk, hakimin kendi vicdani kanaatine aykırı karar vermesini gerektirir mi?
Bu hüküm, yargı sisteminde 'içtihat birliği'ni ve 'hukuki istikrar'ı sağlama ihtiyacı ile hakimlerin 'bağımsızlığı' arasındaki dengeyi yansıtır. HGK'nın kararına uyma zorunluluğu, hakimin yargılamanın her aşamasında kendi vicdani kanaatine göre karar verme serbestisini ortadan kaldırmaz. Ancak, usuli kazanılmış hak kuralının en üst istisnası olarak, hukuki uyuşmazlığın en üst düzeyde çözümlenmesi sonrası, yargılama sürecinin belirli bir hukuki çerçeveye oturması gerektiği anlamına gelir. Hakim, bu kararı uygularken kendi vicdani kanaatini gerekçede belirtebilir ancak kararı uygulamak zorundadır. Bu, yargı birliğini sağlamak için bireysel vicdani kanaatin belli bir noktada hukuki üstünlüğe tabi olmasını gerektiren bir hukuk devleti gereğidir, ancak hakimin temel bağımsızlık ilkelerini zedelemez. (HMK m. 373/7)