Infaz Kanunu madde 108'de yer alan 'mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı hükümde belirtilir' kuralı (TCK 58/7), tekerrür hükmünün hukuki niteliği açısından neden önemlidir ve Yargıtay bu kuralın uygulanmamasını 'aleyhe değiştirmeme yasağı' kapsamında değerlendirir mi?
Bu kural, tekerrürün sadece bir güvenlik tedbiri değil, aynı zamanda cezanın infazına ilişkin 'infaz rejiminin' bir parçası olduğunu vurgular. Hükümde belirtilmesi zorunluluğu, hem infaz makamları için açık bir talimat niteliği taşır hem de sanığın hukuki durumunu belirginleştirir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2016/7219 K., 2017/5838 K. sayılı kararına göre, TCK 58/9 maddesi (tekerrürle ilgili) bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi olduğundan, CMUK 326/son maddesi kapsamında (aleyhe değiştirmeme yasağı) kazanılmış hak oluşturmaz. Yani, hükümde belirtilmese dahi infaz aşamasında re'sen uygulanması mümkündür ve bu durum, aleyhe bozma yasağının kapsamı dışında kalır. (Infaz Kanunu m. 108 Gerekçesi, TCK m. 58/7, TCK m. 58/9, Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2016/7219 K., 2017/5838 K.)