CMK madde 144/1-b'de yer alan 'sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenler'in tazminat isteyememesi hükmünün, 'kanunların zaman bakımından uygulanması' ilkesiyle nasıl bir ilişkisi vardır? Bu hüküm, geçmişe yürüyen lehe kanunun her zaman tazminat hakkı doğurmayacağını mı gösterir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263289

Bu hüküm, 'kanunların zaman bakımından uygulanması' ilkesiyle karmaşık bir ilişki içindedir. Ceza hukukunda, kural olarak, suç işlendiği tarihteki kanun uygulanır; ancak sonradan yürürlüğe giren lehe kanun faile uygulanır (TCK 7/2). CMK 144/1-b, bu lehe kanunun uygulanmasının her zaman tazminat hakkı doğurmayacağını açıkça belirtir. Gerekçesi, tazminatın haksızlığın bir yargı kararıyla belgelenmesini gerektirmesidir. Lehe kanun, fiili suç olmaktan çıkarsa veya cezayı hafifletse bile, yakalama/tutuklamanın yapıldığı tarihte bu fiil suçtu ve tedbir hukuka uygundu. Dolayısıyla, sonradan gelen lehe kanun, 'haksızlık belgesi' oluşturmaz. Bu hüküm, geçmişe yürüyen lehe kanunun bireyin fiili durumunu iyileştirmesine rağmen, bu durumun otomatik olarak devletin tazminat sorumluluğunu doğurmayacağını gösterir. (CMK m. 144/1-b, TCK m. 7/2, CMK m. 144 Gerekçesi, Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2016/11423 K., 2017/784 K.)