CMK madde 144/1-e hükmü uyarınca 'adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar'ın tazminat isteyememesi, 'adil yargılanma hakkı' ve 'savunma serbestisi' ilkeleriyle nasıl bir denge içinde değerlendirilmelidir? Bu hüküm, kişinin kendisini suçlama beyanlarını nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263279

Bu hüküm, kişinin kendi gerçek dışı beyanlarıyla adli süreci yanıltarak özgürlük kısıtlamasına yol açtığı durumları kapsar. 'Adil yargılanma hakkı' ve 'savunma serbestisi', kişinin doğru beyanlarda bulunmasını beklemekle birlikte, kendi aleyhine delil üretmeme hakkını da içerir. Ancak burada söz konusu olan, kişinin aktif olarak 'gerçek dışı' ve 'suç işlediğini' beyan etmesidir. Bu hüküm, kişileri kasıtlı olarak adli makamları yanıltmaktan caydırmayı hedefler. Kişinin kendisini suçlama beyanlarının doğru olmaması halinde tazminat hakkını kaybetmesi, savunma serbestisini tamamen ortadan kaldırmaz, ancak bu hakkın kötüye kullanılmasını engellemeye yönelik bir mekanizma olarak işler. Yargıtay'ın vurguladığı 'şahsi kusur' kavramı bu dengeyi sağlar. (CMK m. 144/1-e, Ceza Genel Kurulu 2015/157 K.)