INTERPOL'ün kuruluşunda, 'polis teşkilatlarının temsilcilerinin bir araya gelmesi' prensibi, örgütün 'hükümetlerarası' (intergovernmental) bir nitelikten ziyade 'polislerarası' (inter-police) bir işbirliği platformu olmasına nasıl yol açmıştır? Bu durum, örgütün uluslararası hukuk statüsü üzerindeki tartışmaları nasıl etkilemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263271

INTERPOL'ün kuruluşu, devletlerin yetkili temsilcilerinin (dışişleri bakanlıkları gibi) katılımıyla değil, doğrudan polis teşkilatlarının temsilcilerinin bir araya gelmesiyle gerçekleşmiştir. Bu durum, örgütün 'hükümetlerarası' bir antlaşmayla kurulmadığı, daha ziyade 'polislerarası' bir işbirliği platformu olduğu argümanına yol açmıştır. Bu da, 1956 Anayasası'nın 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'ndeki prosedürlere uygun olmaması nedeniyle örgütün 'uluslararası örgüt' statüsüne sahip olup olmadığı tartışmalarını beraberinde getirmiştir. Ancak BM Hukuk İşleri Ofisi'nin sonradan INTERPOL'ü uluslararası örgüt olarak nitelendirmesi, fiili işbirliğinin ve örgütün uluslararası alanda tanınmasının hukuki statü tartışmalarının önüne geçtiğini göstermektedir. (Buğra Sarı, The International Organization Status of the International Criminal Police Organization, s.100)