CMK madde 144/1-e'de belirtilen 'adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar'ın tazminat isteyememesi, 'haksız fiil' ve 'kusurlu sorumluluk' teorileriyle nasıl açıklanabilir? Bu hükmün uygulamadaki pratik sonuçları nelerdir?
Bu hüküm, kişinin kendi kusurlu davranışı (gerçek dışı beyanla kendini suçlama) ile kendi zararının (gözaltı/tutukluluk) doğrudan sorumlusu olması ilkesine dayanır. 'Haksız fiil' teorisine göre, hukuk düzeninin uygun bulmadığı, hukuka aykırı ve zarar verici eylemler tazminat hakkı doğurur. Burada, kişinin kendi beyanı haksız fiil niteliği taşır ve kendisi bu zarara 'sebep olduğu' için kusurlu sorumluluk ilkesi gereği tazminat talep edemez. Pratik sonuç olarak, sanığın sorgusunda veya savunmasında suçunu ikrar etmesi, ancak daha sonra beraat etmesi durumunda dahi, tazminat davasının reddedilmesi söz konusu olabilir. Bu, adli süreçte beyanların ciddiyetini ve doğruluğunu teşvik etmeyi amaçlar. (CMK m. 144/1-e, CMK m. 144 Gerekçesi, Ceza Genel Kurulu 2015/157 K.)