Türk hukukunda, TCK madde 51'de düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi ile 647 sayılı mülga Kanun'un 6. maddesindeki erteleme kurumu arasında, uygulanma koşulları ve hukuksal sonuçları bakımından başlıca farklılıklar nelerdir? Bu farklılıklar, 'aleyhe değiştirmeme yasağı' ilkesini nasıl etkilemektedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/234 K. sayılı kararına göre, iki kanun arasındaki temel farklar şunlardır: a) Kanaatin dayanağı: 647 sayılı Kanun sanığın geçmişteki hali ve suç işleme eğilimine dayanırken, TCK 51 sanığın suç işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığa dayanır. b) Önceki mahkumiyet şartı: 647 sayılı Kanun para cezası dışında bir cezaya mahkum edilmeme şartını ararken, TCK 51 kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olma koşulunu arar. c) Hukuksal sonuç: 647 sayılı Kanun'da belirli koşullarda mahkumiyet 'esasenvaki olmamış' sayılırken, TCK 51'de denetim süresinin iyi halli geçirilmesi halinde ceza 'infaz edilmiş' sayılır. Aleyhe değiştirmeme yasağı (CMUK m. 326/son) göz önüne alındığında, 647 sayılı Kanun'un bazı durumlarda sanık lehine olması nedeniyle, suç işleme tarihinde yürürlükte olmayan bu kanunun uygulanması hatası, aleyhe temyiz yoksa korunmalıdır. (Ceza Genel Kurulu 2017/234 K.)