Bir hukuk davasında Yargıtay'ın 'davanın reddedilmesi gerektiği' yönündeki bozma kararına uyan yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Bu karar davacı tarafından temyiz edilince, Yargıtay bu kez 'davanın kabul edilmesi gerektiği' yönünde kararını değiştirerek hükmü tekrar bozmuştur. Bu ikinci bozma kararı karşısında 'usuli kazanılmış hak' ilkesi nasıl bir rol oynar?
Bu durumda davalı lehine oluşmuş bir usuli kazanılmış hak vardır. Mahkemenin ilk bozmaya uymasıyla, davanın reddedilmesi gerektiği yönünde davalı lehine bir usuli kazanılmış hak doğmuştur. Yargıtay dairesinin sonradan hukuki görüşünü değiştirerek bu hakkı ortadan kaldıracak şekilde ikinci bir bozma kararı vermesi, usuli kazanılmış hak ilkesine aykırıdır. Bu ilkenin istisnaları (kamu düzeni, yeni kanun, AYM iptali, maddi hata vb.) mevcut değilse, ikinci bozma kararı hukuka aykırı kabul edilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/8-2485, K. 2015/850).