5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen HAGB kararı ile TCK m. 51'deki erteleme kararı, sanığın adli sicil kaydı açısından ne gibi farklı sonuçlar doğurur?
Bu iki kurum, adli sicil kaydı açısından tamamen farklı sonuçlar doğurur ve bu, aralarındaki en önemli farklardan biridir. 1) Hapis Cezasının Ertelenmesi (TCK m. 51): Erteleme kararı, bir mahkumiyet hükmüdür ve kesinleştiğinde Adli Sicil Kanunu uyarınca sanığın adli sicil kaydına işlenir. Denetim süresi başarıyla tamamlansa ve ceza 'infaz edilmiş' sayılsa bile, bu mahkumiyet kaydı adli sicilde kalmaya devam eder ve ancak kanunda belirtilen süreler geçtikten sonra 'adli sicil arşiv kaydına' alınır. Bu kayıt, kişinin gelecekteki hukuki durumunu (tekrar HAGB veya ertelemeden yararlanma, memuriyet vb.) etkileyebilir. 2) Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (CMK m. 231): HAGB kararı, hukuki sonuç doğuran bir mahkumiyet hükmü değildir. Bu nedenle adli sicil kaydına işlenmez. Bunun yerine, bu kararlar Adli Sicil Kanunu m. 6/2 uyarınca, sadece hakim veya savcılar tarafından görülebilen 'kendine mahsus ayrı bir sisteme' kaydedilir. Eğer sanık denetim süresini (5 yıl) yükümlülüklere uygun olarak geçirirse, mahkeme 'davanın düşmesine' karar verir ve bu sisteme kaydedilen bilgi de tamamen silinir. Sanığın sicili 'temiz' kalır. Bu nedenle HAGB, sanığın geleceği açısından adli sicilinin lekelenmemesini sağladığı için ertelemeye göre çok daha lehe bir kurumdur.