Ceza Genel Kurulu'nun 2018/402 sayılı kararında, HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) kurumu ile 'aleyhe değiştirme yasağı' arasındaki ilişki nasıl kurulmuştur? Kendisine sunulan fırsatı değerlendiremeyerek denetim süresinde suç işleyen sanığın, daha önce kazandığı usuli haktan mahrum bırakılmasının neden mümkün olmadığı açıklanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #262675

YCGK'nın 2018/402 sayılı kararında, her iki kurumun da sanık lehine getirilen düzenlemeler olduğu vurgulanarak aralarındaki ilişki kurulmuştur. Karara göre, 'aleyhe değiştirme yasağı', yalnızca sanık tarafından temyiz edilen bir hükmün, bozma sonrası daha ağır olamayacağını güvence altına alan bir usuli haktır. HAGB ise, sanığa bir fırsat tanıyan ve denetim süresi sonunda davanın düşmesini sağlayan bir maddi hukuk kurumudur. Sanığın, kendisine tanınan HAGB fırsatını, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işleyerek kötüye kullanması, onun daha önce (ilk hükmün sadece kendisi tarafından temyiz edilmesiyle) kazanmış olduğu 'aleyhe değiştirme yasağı' kapsamındaki usuli hakkını ortadan kaldırmaz. YCGK, sanığın HAGB'den faydalanamamasının, onu daha önce elde ettiği bir başka haktan da mahrum bırakmak için bir 'gerekçe' veya 'ceza' olarak kullanılamayacağını belirtmiştir. Çünkü bu yönde bir yasal düzenleme yoktur ve sanık aleyhine kıyas veya genişletici yorum yapılamaz. Bu nedenle, hüküm açıklanırken, sanığın daha önce aleyhe temyiz yasağı sayesinde koruma altına alınmış haklarının (örneğin ilk hükümdeki erteleme kararı) gözetilmesi gerektiği kabul edilmiştir.