Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/15950 sayılı kararında, beraat eden davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmesi neden hukuka aykırı bulunmuştur? Bu tür bir vekalet ücreti talebi nasıl ileri sürülmelidir?
Bu durumun hukuka aykırı bulunmasının nedeni, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına ve 29.05.1957 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararına göre, 'vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında' olması ve ait olduğu davada hüküm altına alınması gerekmesidir. Bir ceza davasında beraat eden sanık lehine, kendisini vekille temsil ettirmişse, CMK m. 327/2 uyarınca Hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilir. Bu hak, bizzat o ceza davasının içinde kullanılması ve karara bağlanması gereken bir haktır. Bu vekalet ücreti, daha sonra ayrı bir 'maddi tazminat' davasına konu edilemez. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin kararında da, ceza davasında hükmedilmeyen veya talep edilmeyen bu vekalet ücretinin, sonradan açılan haksız tutuklama tazminatı davasında 'maddi zarar' kalemi olarak hesaplamaya dahil edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Davacının yapması gereken, beraat kararının verildiği ceza davasında vekalet ücreti talebinde bulunmak veya bu konuda bir talep yoksa ve karar kesinleşmişse, artık bu hakkını ayrı bir tazminat davasında ileri sürememektir. Bu, yargılama giderlerinin ait oldukları davada karara bağlanması gerektiği ilkesinin bir sonucudur.