Bir ceza davasında, sanık hakkında hükmedilen cezanın 5275 sayılı Kanun m. 108 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş, ancak denetimli serbestlik süresinin infazı kısıtlayacak şekilde (örneğin '1 yıl süre ile') belirlenmesi Yargıtay tarafından neden hukuka aykırı bulunmaktadır? Yargıtay 11. CD'nin 2017/4480 E. sayılı kararı bu konuda ne diyor?
Bu durumun hukuka aykırı bulunmasının nedeni, denetimli serbestlik tedbirinin süresini belirleme ve uygulama yetkisinin, hükmü veren mahkemeye değil, infaz aşamasında karar verecek olan 'infaz hakimliğine' ait olmasıdır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2017/4480 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin 4. fıkrası, 'Hâkim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler' hükmünü içermektedir. Buradaki 'Hâkim'den kasıt, infaz hakimidir. Hükmü veren mahkemenin, TCK m. 58/7 uyarınca sadece 'denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına' karar vermesi yeterlidir. Süreyi (örneğin '1 yıl') hüküm fıkrasında belirlemesi, infaz hakimliğinin yetki alanına müdahale etmek ve infazı kısıtlamak anlamına gelir. Çünkü infaz hakimi, hükümlünün infaz sürecindeki durumuna göre bu süreyi 1 yıldan 5 yıla kadar belirleme veya uzatma takdirine sahiptir. Bu nedenle Yargıtay, bu tür belirlemeleri bozma nedeni saymakta ve genellikle hüküm fıkrasından süreye ilişkin ibareyi çıkararak düzeltilerek onama kararı vermektedir.