Bir sanık hakkında verilen hapis cezası hem TCK m. 50 (seçenek yaptırıma çevirme) hem de TCK m. 51 (erteleme) şartlarını taşıyorsa, mahkeme hangi kurumu uygulamalıdır? Bu konuda bir öncelik sırası var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #262655

Kanunda bu konuda açık bir öncelik sırası belirtilmemiştir. Her iki kurum da cezanın kişiselleştirilmesi araçlarıdır ve mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Mahkeme, somut olayın özelliklerini, sanığın kişiliğini, sosyal ve ekonomik durumunu, pişmanlığını ve suçun işleniş biçimini bir bütün olarak değerlendirerek, sanık için en uygun ve cezanın amacına en çok hizmet edecek olan kurumu seçmelidir. Ancak Yargıtay kararlarında, özellikle YCGK'nın 2018/302 E., 2021/649 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, erteli hapis cezasının adli para cezasına çevirmeye göre daha ağır sonuçlar (tekerrüre esas olma, memuriyete engel olma vb.) doğurabileceği vurgulanmaktadır. Bu nedenle, mahkemelerin bu iki kurum arasında bir seçim yaparken, sanığın gelecekteki hukuki durumunu da göz önünde bulundurarak, hakkaniyete en uygun olanını seçmesi ve kararını gerekçelendirmesi beklenir. Genellikle, eğer sanığın tekrar suç işlemeyeceği kanaati çok güçlüyse ve amaç sadece bir yaptırım uygulamaksa adli para cezasına çevirme, sanığın bir denetim altında tutulması ve rehabilite edilmesi daha önemli görülüyorsa erteleme tercih edilebilir. Ancak bu, mutlak bir kural olmayıp, tamamen hakimin takdirine bağlıdır.